• Zea Web

Küreselleşen Dünyada Uluslararası Öğrenci Hareketliliği ve Uluslararası Öğrenciler

Güncelleme tarihi: 23 Ara 2018


İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği 

Yönetim Kurulu Bşk. 

Ebubekir ARMAĞAN

Tarih boyunca, kimi insanlar ve insan toplulukları siyasi, ekonomik, dini, kültürel, doğal nedenlerden dolayı içinde doğup büyüdüğü coğrafyayı terk ederek farklı bir coğrafyaya göç etmişler ve yaşamlarının bir kısmını ya da geri kalan kısmının tamamını göç ettikleri mekânlarda tamamlamışlardır.

Küreselleşen Dünyada Uluslararası Öğrenci Hareketliliği ve Uluslararası Öğrenciler 

Tarih boyunca, kimi insanlar ve insan toplulukları siyasi, ekonomik, dini, kültürel, doğal nedenlerden dolayı içinde doğup büyüdüğü coğrafyayı terk ederek farklı bir coğrafyaya göç etmişler ve yaşamlarının bir kısmını ya da geri kalan kısmının tamamını göç ettikleri mekânlarda tamamlamışlardır. 

Özellikle siyasal nedenler ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan savaşlar, ekonomik bunalımlar insanoğlunu kitleler halinde göçe zorlamıştır. İçinde yaşadığımız yüzyılın ilk çeyreğinde de durumun değişmediği ortadadır. Bugün dünyanın en büyük sorunlarından biri mültecilik problemidir. Şüphesiz insanoğlunu başka bir coğrafyaya göç etmeye sevk eden en önemli amil, bulunduğu yerde hayatını idame ettirememe endişesidir. 

Bu yazıda, özellikle son 50 yılda dünyada etkisini yavaş yavaş hissettirmeye başlayan ve 1990 yılından günümüze Türkiye’yi de etkisine alan, eğitim amaçlı kitlesel bir hareketliliği konu edineceğiz. Hiç şüphe yok ki insanoğlunun sahip olduğu en temel güdü olan hayatta kalma itkisi nedeni ile göç etmesinden çok daha farklı sebeplere mebni olan eğitim amaçlı dolaşım, sebep ve sonuçları ile birbiri ile mukayese edilemeyecek düzeydedir. Bu vesile ile yazımızda Uluslararası Öğrenci dolaşımının bireysel, toplumsal, siyasal ve ekonomik sonuçları, Dünya ve Türkiye ölçeğindeki istatistikî bilgiler değerlendirilmeye tabi tutulacaktır. Ayrıca Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarının tarihçesi hakkında bilgi verilecektir. 

Uluslararası Öğrenci Kimdir? 

Dil, lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almak üzere, içinde doğduğu, büyüdüğü, kültürünü, yaşam biçimini, dünya görüşünü aldığı ailesini, çevresini ve ülkesini bırakıp, ülkesinin sınırları dışına çıkan ve gitmiş olduğu ülkede, o ülkenin uluslararası öğrencilik yasal mevzuatlarına göre belli bir süre ikamet eden her kişi “uluslararası öğrenci” tanımlamasına girer. 

Dünya’da Uluslararası Öğrenciler 

Uluslararası öğrenciler, genç nüfusun az olduğu gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ülkede, ekonomik kalkınmaya ve uluslararası rekabet gücüne büyük katkı sağlayan insan kaynağı olarak değerlendirilmektedir. 

İnsan kaynağı olarak sağladıkları katkılara ek olarak, uluslararası öğrenciler, hem ödedikleri öğrenim ücretleriyle hem de konaklama, seyahat ve gündelik ihtiyaçlarını gidermek için aile fertleri ile birlikte yaptıkları harcamalarla, bulundukları ülkenin ekonomisine doğrudan ekonomik girdi sağlamaktadır. 

Uluslararası öğrenci dolaşımı, ülkeler ve kültürler arasında karşılıklı anlayışı, işbirliğini ve dayanışmayı artırdığından önemli bir dış politika ve kamu diplomasisi aracı olarak da değerlendirilmektedir. 

1980 yılında 1 milyon olan uluslararası öğrenci sayısı, sürekli artarak 2000 yılında 2 milyona, 2009 yılında ise 3,7 milyona ulaşmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, sayı olarak en fazla uluslararası öğrenci bulunduran, önemli bir cazibe merkezi konumundadır. ABD, bütün uluslararası yükseköğretim öğrencilerinin % 18’ine ev sahipliği yapmaktadır. ABD’de bu rakam 750.000’e yakındır. ABD’de merkezi bir Uluslararası Eğitim birimi bulunmamasına karşılık, sayıları 4000’i bulan vakıf, kâr gütmeyen sivil toplum kuruluşu, kamu ve özel üniversitelerden oluşan yükseköğretim kurumları bulunmakta ve bu kurumlar kendi stratejilerini kendi kaynakları ve öncelikleri çerçevesinde özgürce şekillendirebilmektedir. 

ABD’yi sırasıyla İngiltere (% 10), Avustralya (% 7), Almanya (% 7) ve Fransa (% 6,8) takip etmektedir. Uluslararası öğrencilerin yaklaşık yarısı, bu beş ülkede eğitim görmektedir. 

Çin Halk Cumhuriyeti yurtdışına en fazla öğrenci gönderen kaynak ülke konumundadır. Dünyadaki uluslararası öğrencilerin %15,3’ü Çin Halk Cumhuriyeti’ndendir. Çin Halk Cumhuriyeti’ni sırasıyla Hindistan (% 5,5), Kore (% 3,5), Almanya (% 2,8) ve Türkiye (% 2,0) takip etmektedir. Bu beş ülkeden yurtdışına yükseköğrenim görmeye giden öğrenciler, toplam uluslararası öğrencilerin yaklaşık %30’unu oluşturmaktadır. (SETA ULUSLARARASI ÖĞRENCİ RAPORU Murat Özoğlu, Bekir S. Gür ve İpek Coşkun 2012) 

Türkiye’den de her yıl on binlerce öğrencinin eğitim amacı ile yurt dışına gittiği bilinmektedir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı’nın (UNESCO) verilerine göre, Türkiye’den akademik amaçlı yani lisans, yüksek lisans, doktora, ERASMUS programları ve devlet bursuyla yurtdışına eğitim amaçlı bulunan öğrenci sayısı 49 bin 11’dir. Türkiye Uluslararası Eğitim Fuarları (IEFT) Genel Koordinatörü Deniz Akar, UNESCO’nun bu rakamına dil eğitimi, diploma, staj, sertifika programlarıyla yurtdışına çıkan öğrencilerin de eklenmesi gerektiğini ve bu şekilde hesaplandığında her yıl yaklaşık 100 bin öğrencinin eğitim amaçlı yurtdışına gittiğini ifade ediyor. (http://www.dunya.com/yurtdisi-egitime-yilda-2-milyar-213681h.htm

Türkiye’de Uluslararası Öğrenciler: 

Türkiye’ye Osmanlı’nın son döneminden bu yana farklı ülkelerden eğitim amacı ile gelenler olduğu bilinmektedir. 1960’lı yıllarda ise Ortadoğu’da baş gösteren dikta rejimlerinin baskılarından dolayı hicret eden insanlar arasında eğitim amacı ile gelenlerin sayısı azımsanamayacak düzeydedir. 

1990-91 yıllarına gelene değin Türkiye’nin, istikrarsız ekonomik yapısının, darbe ve benzeri iç çekişmelerin ve çoğunlukla dışa kapalı bir yönetim şeklinin var oluşu sebebiyle Uluslararası Öğrenci politikasına yönelik ciddi bir çalışma ve hareketlilik olmamıştır. 1990 yılına gelindiğinde ise SSCB’nin yıkılması ve komünist doğu bloğun çökmesi sonucu, dünya üzerinde yaşanan çalkantılı değişimlerden elbette ki uluslararası öğrenci dolaşımı da nasibini almış ve kendisi de ABD’de Yüksek Öğrenim görmüş olan Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın geniş ufkunun bir yansıması olarak Türkiye’ye öğrenci getirilmeye başlanmıştır. Özellikle SSCB’nin yıkılması ile bağımsızlıklarını açıklayan Türk Cumhuriyetlerinden ciddi sayılarda öğrenci gelmeye başlamıştır. Bu öğrenci hareketliliğinin oluşumuna sebep olan projeye ise Büyük Öğrenci Projesi (BÖP) adı verilmiştir. Fakat bu geniş görüşlü, isabetli girişim; dönemin siyasi istikrarsızlığı, uluslararası öğrenciler bir yana kendi vatandaşı olan öğrencilere bile yeterli eğitim alt yapısı sunamayan devletin hantal yapısı gibi nedenlerle uluslararası öğrencilere istenilen düzeyde yansıtılamamıştır. Barınma koşullarının sağlıklı olmaması, sağlık alanındaki alt-üst yapı eksiklikleri, akademik eğitim müfredatının farklılığı gibi hususlar uluslararası öğrencilerin başarı oranını düşürmüştür. 

“BÖP’ün başladığı tarihten bu yana ülkemize Türkiye Cumhuriyeti Devleti Burslusu olarak gelen 32.000 öğrenciden yalnızca 9541’i mezun olabilmiş, yaklaşık 16.000 öğrencinin ise bursu kesilmiştir.” (SETA” ULUSLARARASI ÖĞRENCİ RAPORU Murat Özoğlu, Bekir S. Gür ve İpek Coşkun 2012) 

Uluslararası Öğrencilerin Türkiye’ye gelişleri beş yolla olmaktadır: 

1- Türkiye Burslusu olarak gelen öğrenciler 

2- Kendi imkânlarıyla gelen öğrenciler 

3- IDB (İslam Kalkınma Bankası), Türkiye Diyanet Vakfı ve diğer STK’ların getirdiği öğrenciler 

4- Üniversitelerin burslu olarak getirdiği öğrenciler 

5- Erasmus vb. öğrenci değişim programları ile gelen öğrenciler. 

2010 yılında Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB)’nin kurulması ile birlikte Türkiye’ye devlet burslusu olarak gelen uluslararası öğrencilerin koordinasyonu tek bir devlet kurumu üzerinden yapılmaya başlanmıştır. (Fakat belirtmek gerekir ki, YTB yalnızca “Türkiye Bursları” kapsamında gelen öğrencilere yönelik bir merkezdir. Kendi imkânları ile gelen öğrenciler için kuşatıcı bir kurum bulunmamaktadır.) YTB’nin kurulması, ülkemizin bir uluslararası eğitim üssü haline gelmesine ciddi bir katkı sağlamıştır. Artık “Türkiye Bursları” adıyla dünyada geniş yankı uyandıran bir uluslararası projeye sahibiz, ülke olarak. Bugün dünyanın herhangi bir yerinden bir öğrenci internetten bireysel başvuru yapabilmekte ve Türkiye’de eğitimin kapısını kolay bir şekilde aralayabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her yıl dört bin uluslararası öğrenciye burs imkânı sağlamaktadır. Asya’dan, Avrupa’ya, Amerika Kıtasından, Uzak Doğuya uzanan geniş bir yelpazede Türkiye, eğitim alanında kendini hissettirmeye başlamıştır. 

2005 yılından 2011 yılına kadar geçen sürede mevcut hükümetin, konuya eğilmesi ile birlikte uluslararası öğrenci sayısında %57’lik bir artış sağlanmıştır. Ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısı 2012-2013 öğretim yılında 56.000 civarında iken, 2014-2015 öğretim yılı itibari ile bu sayı 160’ı aşkın ülke ve özerk bölgeden 85 bine yakın olarak arz etmektedir. Bir yıllık artış 30.000’in üzerindedir. Bu öğrenci kitlesinin önemli bir kısmı, kendi imkânları ile Türkiye’ye gelen öğrencilerden oluşmaktadır. 

ÖSYM’nin 2012 Yılında yayımladığı istatistiklere göre Türkiye’ye en çok öğrenci gönderen ilk beş ülke sırası ile Azerbaycan, KKTC, Türkmenistan, İran ve Bulgaristan’dır. Son yıllarda ise, Balkanlar ve Ortadoğu başta olmak üzere, Güney Doğu Asya, Güney Amerika ve Avrupa’dan gelen uluslararası öğrenci sayısı belirgin şekilde artış göstermektedir. 

Türkiye’ye eğitim amacı ile gelen uluslararası öğrenci sayısındaki artış, Türkiye’nin son 12 yılda ortaya koyduğu ekonomik ve siyasi büyüme ivmesi, kurucu, irade sahibi bir aktif dış politika geliştirmesi ile doğru orantılı olarak okunmalıdır. 

Yerel olarak bilgi verilecek olursa, Bursa’da Uludağ Üniversitesinde 101 farklı ülkeden 1864, Orhangazi Üniversitesinde 75, Bursa Teknik Üniversitesinde ise 9 uluslararası öğrenci çeşitli branşlarda eğitim almaktadırlar. Bursa’daki liselerde öğrenim gören Uluslararası Öğrenci sayısı ise 2003-2014 verilerine göre 200’ü aşkındır. 

Lakin ifade etmek gerekir ki, ülkemiz kamuoyu bu hususta henüz yeterli bilince sahip değildir. Uluslararası öğrenciler alanında son yıllarda meydana gelen yasal düzenlemeler son derecede olumludur. Ancak öğrenci sayısının artması ile birlikte yasal düzenlemelerin daha sağlıklı bir yapıya kavuşması zaruridir. 

ULUSLARARASI EĞİTİMİN ÜLKELERE KATKILARI 

1- Uluslararası Öğrenci Dolaşımının Ekonomik Etkileri: 

Ülkesini, toprağını bırakıp farklı bir ülkeye eğitim için giden uluslararası öğrenciler, eğitim aldıkları ülkede belli bir süre ikamet etmekte ve eğitim masrafları, barınma harcamaları, giyim, yeme-içme gibi temel ihtiyaçları için harcama yapmak durumundadırlar. Bu bireysel harcamaların uluslararası öğrencilerin sayısının fazla olduğu ülkelerde nasıl bir çığ etkisi bırakacağı da göz önüne alınmalıdır. 

Uluslararası öğrenciler hem ekonomik hem de beşeri sermaye açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle gelişmiş yükseköğretim sistemlerine sahip ülkeler bu fırsatlardan daha fazla yararlanabilmek için kıyasıya rekabet etmektedirler. Bununla birlikte, uluslararası öğrencilerin yoğun şekilde rağbet gösterdiği ülkelerde, bu alan ile ilgili yeni istihdam alanları da oluşmaktadır. 

“Uluslararası öğrenci alanında Kanada'da yaklaşık 80 bin kişiye istihdam olanağı sunulduğu belirtilmektedir. Yine Kanada’da uluslararası öğrencilerin ülke içinde yaptıkları harcamalar toplamı, ülkenin en önemli ihracat sektörlerinden elde edilen gelirleri dahi geride bırakabilmektedir.” (Mahmut Özer, Türkiye’de Uluslararası Öğrenciler, http://www.higheredu-sci.org/text.php3?id=1550

Avustralya’da da durumun benzer olduğunu görmekteyiz. “Uluslararası eğitim faaliyetleri, hizmet sektöründe ihracatta birinci sırada yer almaktadır.” (Mahmut Özer, Türkiye’de Uluslararası Öğrenciler, http://www.higheredu-sci.org/text.php3?id=1550

Birleşik Krallık (İngiltere)’da ise Universities UK’ye göre 2010 yılında uluslararası öğrencilerin ekonomiye katkısı 8.245 milyar sterlindir. Yapılan çalışmada belirtilen tahminlere göre uluslararası öğrencilerin Birleşik Krallık ekonomisine yapacağı katkı 10.413 milyar olarak ön görülmektedir. (Uluslararası Yüksek Öğretim ve Türkiye’nin Konumu, Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Raporu, Mart 2013) 

Uluslararası Öğrenci Dolaşımının Siyasal Etkileri: 

Uluslararası öğrenci dolaşımı emperyal ülkelerin mevcut neo-kolonyal emellerini sürdürmeleri ve kurucu medeniyet tecrübesi yüksek olan ülkemizin, tarihi yeniden inşa etmesi açısından 21. yüzyılda büyük bir manevra alanı olarak gözükmektedir. 

Uluslararası öğrenci dolaşımının bıraktığı siyasi etkileri bu yazıda yeterli düzeyde anlatabilmenin imkânı söz konusu değildir. Lakin İslam Dünyasının ya da Üçüncü Dünya Ülkeleri olarak adlandırılan ülkelerin mevcut yönetimlerinin eğitim aldıkları havzalar incelendiğinde bu durumun boyutları hakkında ipuçları elde etmek mümkündür. 

Asya ve Ortadoğu yöneticilerinin eğitim havzalarının batı olması, şaşırtıcı olmasa gerektir. Uluslararası eğitim, emperyal ya da medeniyet kurucu ülkelerin dünya görüşlerinin, kültürlerinin, düşünce biçimlerinin ihraç edilebileceği en mümbit sahadır. Emperyal ülkeler bu alanı es geçmemektedir. 

Neticede dil öğretimi ve akademik eğitim, aynı zamanda bir kültür ve dünya görüşü aktarımıdır. Ülkelerin, kapılarını uluslararası öğrenim için açıyor oluşları, yalnızca yukarıda mezkûr ekonomik sebeplerden değildir elbette. Özelikle emperyal ülkelerin dünya ölçeğinde uluslararası öğrenci barındırmada ön planda oluşu bu minvalden bakıldığında olağandır. Bu doğal bir süreçtir. 

Türkiye açısından bakıldığında da durum farklı değildir. Medeniyet ihdas edici bir yönü haiz bir ülke olarak Türkiye’nin de Uluslararası Öğrenci alanında söz sahibi olmak istemesi yadırganmamalıdır. Türkiye’de eğitim gören ve görecek olan uluslararası öğrencilerin ülkemizin sahip olduğu medeniyet mirasına tanıklık etmeleri, bu tecrübeyi ülkelerine götürmeleri gelecek on yıllar açısından, gerek ülkemiz, gerekse sosyo-ekonomik, sosyo-politik yönden zayıf ülkeler açısından hayati önemi haizdir. 

2- Bilime ve Eğitim Kalitesine Etkileri: 

DEİK (Dış İlişkiler Ekonomik Kurulu)’nun Mart 2013’te yayımladığı rapora göre (Uluslararası Yüksek Öğretim ve Türkiye’nin Konumu, Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Raporu, Mart 2013) Amerika Birleşik Devletlerinde çalışan nüfusun sadece %10’unu yabancı uyruklular oluşturmasına rağmen, bu yabancı uyrukluların bilim ve mühendislik alanında iş gücünün %25’ini oluşturmaktadır. Bu durum son derece ilgi çekicidir. Ayrıca bu yabancı uyrukluların %50’si doktora derecesine sahiptir. 

Bu minvalden bakıldığında, uluslararası öğrenci kabul eden ülkelerin eğitim kurumları teknolojik, sağlık, sosyal bilimler vb. alanlarda kendilerini geliştirmesi zorunludur. Bugün ABD başta olmak üzere belli ülkelerin uluslararası eğitim üssü haline gelmelerinde temel husus sundukları eğitim altyapısının yüksek kalitede seyretmesidir. 

Nitelikli beyin göçünün sağlanması, ülkelerin teknoloji ve bilim üretmelerine ciddi katkılar sunmakta ve bu çerçevede eğitim kalitelerinin çıtasını yükseltmeye zorunlu kılmaktadır. 

Türkiye’de Uluslararası Öğrenci Çalışması Yapan STK’lar Tecrübesi: 

Türkiye’nin yönetim anlamında son 5 yıla kadar herhangi bir vizyon, misyon eğitimi ve tecrübe aktarımına tabi tutamadığı uluslararası öğrenciler için bugün 100’e yakın uluslar arası öğrenci çalışması yapan STK ve Vakıf faaliyet göstermektedir. 

Türkiye’de ki STK tecrübesinin ilk olarak 2004 yılında İstanbul’da İHH İnsani Yardım Vakfı bünyesinde başladığını ifade etmemizde fayda var. 2004 Yılında İHH İnsani Yardım Vakfı bünyesinde küçük bir ofiste başlayan bu çalışmalar bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde faaliyet gösteren 41 ayrı Uluslararası Öğrenci Derneğinin üyesi olduğu UDEF (Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu) olarak büyük bir yapıya kavuşmuştur. Bursa’da ise 2011 yılında kurulan İpekyolu Uluslararası Öğrenci Derneği din, dil, renk, ırk, mezhep ve siyasi görüş ayırt etmeksizin uluslararası öğrencilere rehberlik, danışmanlık hizmetleri vermekte ve eğitim gördükleri süre içerisinde muhtelif eğitim, sosyal ve kültürel çalışmaların içerisine dâhil etmektedir. 

Uluslararası Öğrenci çalışması sivil toplum, vakıf ve medeniyet tecrübesinin aktarılması, teşkilatlanma, organizasyon kabiliyetlerinin gelişmesi, ümmet düşüncesinin teoriden pratiğe aktarılmasında son derecede önem arz etmektedir. Eğitim, bugünden yarına somut çıktılar alınabilecek bir olgu değildir. Hele hele dünyanın farklı coğrafyalarından değişik inanış, düşünce, kültür, aidiyet, ırk vb. farklıkları bünyesinde bulunduran uluslararası öğrenci çalışması için bu durum çok daha girift bir hal arz etmektedir. 

Tüm bu zorluk ve imkânsızlıklara rağmen, bugün Türkiye’de eğitim görüp çeşitli STK ve vakıf çatısı altında faaliyetlerde bulunan, eğitim çalışmalarına katılan ve mezun olup ülkelerine dönen uluslararası öğrenciler, Türkiye’de edindikleri tecrübeleri ülkelerine taşımaktadırlar. Bugün Arnavutluk, Etiyopya, Bangladeş, Kamerun, Lübnan, Pakistan, Ürdün, Karadağ, Çad gibi ülkelere uzanan geniş bir coğrafyada Türkiye’den mezun olan ve yukarıda mezkûr alanlarda tecrübe edinen uluslararası öğrenciler ülkelerinde insani yardım çalışmasından, eğitim çalışmalarına hatta siyasi parti kurulumuna kadar birçok alanda aktif haldedirler. 

Lakin ifade etmek gerekir ki, uluslararası öğrenci çalışması, toplumun uzak olduğu bir konudur. Henüz toplum nezdinde uluslararası öğrenci çalışmasının gerekliliğine dair bir hassasiyet oluşmamıştır. Bu durum, uluslararası öğrenci çalışması yapan STK’ların varlıklarını sürdürmeleri açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır; zira STK’ların temel parametrelerinden biri halkın desteğini alması ve bu oranda sivil kalabilmesidir. 

Tüm bu bilgiler ışığında son olarak ifade etmek gerekir ki, dünyanın giderek küçüldüğünün en temel parametrelerinden olan uluslararası öğrenci dolaşımı, azımsanmayacak derecede büyük ekonomik, siyasi, kültürel etkiler oluşturmaktadır. Bu vesile ile ülkemizde devlet politikası olarak benimsenen uluslararası öğrenci kabulünün yeni yasal düzenlemelerle daha sağlıklı bir zemine oturtulması, kamuoyunun bu alanda bilinçlendirilmesi ve sivil inisiyatiflerin artırılması ve teşvik edilmesi gerekmektedir. 


22 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör